SON DAKİKA
Hava Durumu

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.

Yazının Giriş Tarihi: 26.02.2024 12:08
Yazının Güncellenme Tarihi: 26.02.2024 12:08

Son günlerde Gemlik merkezli depremler Bursa ve Türkiye gündeminden hiç düşmüyor. Ulusal Televizyonlar ve basında bilim adamları Gemlik fayı ile ilgili görüşlerini paylaşıyorlar. Prof. Dr. Naci Görür hocaya göre; Gemlik için "Yerleşim alanları deprem dirençli hale getirilmeli" diyerek "Bu kentimizin yeri çok tehlikelidir ve doğrudan Gemlik fayının üzerindedir" uyarısında bulundu. (https://artigercek.com) 4 Aralık 2023

Ülkemiz 6 Şubat depremi ile büyük bir acı yaşadı, bu büyük acıları daha önce 1999 Marmara depreminde de yaşadık. Sonrası malum slogancı bir yaklaşım ile Unutmadık, Unutturmayacağız gibi kelimeler ile depremin olduğu tarihlerde konuşmalar, seminerler, toplantılar gibi etkinlikler düzenleyerek sanki her şeyi çözüyoruz. Muallim Naci adlı şairimize ait olduğu söylenen bir özdeyiş var;

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür.; yani insan unutur. Bizde unuttuğumuz deprem gerçeğini bir kez daha Bursa özelinde hatırlatalım dedik.

Kadim şehrimiz Bursa ve çevresinde toplu olarak yaşam günümüzden 8500 yıl öncesine dayanmaktadır. İlk yerleşim yeri ise bugünkü Misi (Gümüştepe) köyü civarıdır. Bursa 1326 yılında Orhangazi tarafından fethedildikten sonra tam 39 yıl Osmanlı Devleti’nin başkenti olmuştur. 

Yeşilin, tarihin, kültürün, medeniyetin, tarımın, turizmin ve sanayinin şehri olan Bursa’mızda MÖ depremler olduğu gibi MS da depremler olmuş ve olmaya da devam edecektir. Bursa da tarihi kayıtlarda Osmanlı döneminde 13 büyük deprem meydana gelmiştir. Bunların içinde en büyüğü 1855 yılındaki depremler olmuştur. Bu tarihlerde Bursa şehrimizin nüfusu tarihi kayıtlarda 56 bin civarındaydı.

Yöre halkı tarafından ‘Küçük kıyamet’ diye anılan ve 28 Şubat 1855 tarihindeki ilk depremin merkez üssü Mustafakemalpaşa ilçesi olup depremin şiddeti7,5 olarak tarihi kayıtlarda mevcuttur. Bu depremde 300 kişi hayatını kaybetmiş binlerce ev ve işyerinin yıkıldığı, Bursa’nın simgesi olan Ulu caminin iki kapısı da yıkılmıştır.  

11 Nisan 1855 tarihindeki ikinci depremde ise Gemlik ve Mudanya ilçelerinde geniş çaplı hasarlar olmuş ve 1.300 kişi hayatını kaybetmiştir.

Aradan geçen 167 yıllık süreçte yine bölgemizde meydana gelen depremlerden etkilenen Ulu şehir Bursa 1999 yılında Merkez üssü Gölcük olan 7,4 büyüklüğündeki depremde binlerce binada hasarlar oluşmuştur. TBMM Deprem Araştırma Komisyonu raporlarına göre depremde Bursa’da 268 kişi hayatını kaybetmiş, 2 bin 375 kişi yaralanmıştır.

İnsanoğlunun yaşadığı, antik çağlardan günümüze, her toplumun karşılaştığı, çoğu zaman hazırlıksız yakalanmanın cezasını büyük kayıplarla ödemek durumunda kaldığı afetler; Orta çağ Avrupa’sındaki yaygın inanışa göre “kestirilemeyen, önlenemeyen tanrının gazabı” olarak veya günümüzdeki tabiriyle kaderci bir yaklaşım olarak adlandırılmaktaydı. Halbuki ortada küçümsenemeyecek bir gerçeklik vardır, oda İnsan yaşamı sosyal ve ekonomik düzen afetler sonucu, büyük zararlar görmektedir.

XX. yüzyılla birlikte toplumsal gelişme, bilimsel ilerleme ve insan yaşamına verilen önemin artmasıyla birlikte toplumların afetlere bakışı değişmeye başlamış, afetlerin tabiri caizse hastalıklar gibi önceden gerekli önlemler alındığında önlenebileceği veya en az zararla atlatılabileceği anlaşılmıştır

Çoğunlukla önceden bilinmesi mümkün olmayan, öngörülemeyen ve kesinlikle engellenemeyen afetlerin gündelik yaşamın bir parçası olarak kabul edilmesi ve afetlerle birlikte yaşama kültürünün toplumda yerleştirilmesi gerekir.

Bu da ancak tüm toplum kesimlerinin, afetler konusunda eğitimden geçirilmesi ile mümkün olacaktır. Bu amaçla gerçekleştirilecek eğitim seferberliğine, kamu ve özel bütün kurum ve kuruluşların katkıda bulunması gerekir.

Bursa Türkiye’nin 4. Büyük şehri, potansiyel olarak otomotiv sektörünün başkenti, Türkiye’nin büyük sanayi kuruluşlarının olduğu bir şehir. Bursa, 2023 yılında 255 milyar 808 milyon 922 bin dolar olan Türkiye'nin toplam dış satımında yüzde 6,33'lük payın sahibi olmuş bir şehirdir. 

Bu verileri niçin paylaşıyorum bir gerçeğe vurgu yapmak istiyorum; Acaba deprem afetine karşı bu şehirde yaşayan herkes afetlere karşı ne kadar duyarlıyız, neler yapıyoruz, neler yapabiliriz gibi soruları kendimize soruyor muyuz Artık harekete geçme zamanı gelmedi mi. Türkiye bir deprem ülkesi topraklarının yüzde 92'si deprem kuşağında bulunuyor, nüfusumuzun yüzde 95'i ise deprem kuşağında yaşıyor. Bursa’da bu kuşağın içinde yer alıyor, zaman daralıyor

Kurumlarımız, Belediyelerimiz, Üniversitelerimiz STK’lar vb. Bursa’da Bütünleşik Afet Yönetim Sistemini hayata geçirmemiz gerekmektedir. Afetlerle baş edebilen bir Bursa için tüm tehlikeleri ve riskleri dikkate alan, afet yönetiminin zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme aşamalarında yapılması gereken çalışmalar ve alınması gereken önlemleri, Bursa’nın tüm güç ve kaynaklarını kullanarak gerçekleştirebilen bir yönetim sürecine ihtiyaç vardır.

Hayat devam ediyor, deprem kaçınılmaz bir gerçek, toplum olarak aslında depremlere karşı hazırlıklı olmalıyız diyoruz diyoruz ama;

Yaşadığımız bu kadim şehirde her bireyin, her kurumun birlikte katılımıyla afetlere karşı etkin mücadele için mutlaka yapabileceği bir şeyler vardır. Önemli olan bunun farkına varıp iş işten geçmeden, bir an önce harekete geçmek. Zira afetten etkilenecek olan sadece tek tek bireyler değil, topyekûn bütün Bursa’dır.

Saygılarımla...

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.