SON DAKİKA
Hava Durumu

İnsan hayatı ve ölüm üzerine

Yazının Giriş Tarihi: 05.02.2024 10:59
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.02.2024 10:59

Yakın bir mesai arkadaşımızın vefatı vesilesiyle, bu yazıyı yazdım değerli okurlarım. Her insanın doğumuyla birlikte ölüme doğru yolculuğu da başlamış olur. Her insan dünya durağını geçip, ahiret denilen bir sonraki yolculuğuna devam edecektir. 
Ölüm, her canlıya muhakkak uğrayacaktır. Aslında  bu gerçeği hepimiz bilmekteyiz. Dünya ve ahiret, ölüm ve hesap üzerine düşünmeye, halimizi  tefekkür etmeye dair bazı tespitlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
Ölümün insan için, çok yakın bir gerçek olduğunu, bilmeyen yoktur. Gelin hep birlikte halimizi şöyle bir sorgulayalım değerli okurlarım. Her gün aramızdan en yakınlarımız, sevdiklerimiz ve dostlarımızın  birer birer öldüklerine hep birlikte şahit olmaktayız. Kimisi hastahanede, kimisi bir trafik kazasında bir başkası kalp krizi vesilesiyle bu dünya hayatından ölüm denen bir sonla, ahiret alemine göç ediyor.

Ölümün her birimizin ensesinde dolaştığını ve her an bizi yakalayabileceği  gerçeği karşısında, sürekli bir muhasebe yapmak zorunda olduğumuzu bilmeliyiz.  İnsanoğlu ölümlüdür, yapıp ettiklerinden sorumlu olduğunu ve hesaba çekileceğini, bilmesi ve ona göre kendisini hazırlamalıdır.
Yüce kitabımız  Kur’ân’ı  kerimde, bir çok surede akletmeyi öğütleyen ayetler bulumaktadır. Ayetler bize  akletme kabiliyetini kullanarak yaratılışı, dünya hayatını, imtihanı, ölümü, hesap gününü  bize hatırlatmaktadır. Kısacık bu dünya hayatınn bir imtihan  olduğu bilinciyle hareket ederek,  ona göre hazırlık yapması gerekmektedir.

Düşünen herkes fark eder ki, hayat,  çok hızlı akıp geçiyor. Şöyle bir geçmişe bakıyorum da çocukluk yıllarım. gençlik yıllarım nasıl da hızlı geçmiş.  Aslında  hepimiz kendi hayatımızda  bu  yılların nasıl geçtiğini günden güne fark ediyoruz. 

Halbuki bu kısacık dünya hayatının kendisi için bir imtihan alanı olduğunu ve yaşanan her anın hesabının verileceğini bilen insan, hesabı verilecek bir ömrün  bilinciyle, geçmiş olan zaman diliminde âhireti için neler biriktirdiğini sorgulaması gerekir. 

Dünya hayatı ve ahirete hazır olma arasında mutlaka bir denge olmalıdır. Mal, mülk, makam ve mevki, şan şöhret bunların hepsi geçicidir. Ancak hak ederek alınan mal ve mülk, hak ederek verilen makam ve mevkiler bu görevlerde bulunan insan için hayırlı hizmetler yapmaya vesile olacaktır. 
Aksi takdirde gasbedilen mal ve mülk hayır getirmeyecek hak ederek verilmeyen makam ve mevkiler ise toplum için hayırlı hizmetler yapmayacaktır.

Kısacası sözün özü; bir insan olarak, hangi makam ve mevkide  olursak olalım,hangi işi yaparsak yapalım elbet bir gün hayatımızın sona ereceğini ve  yaptığımız işlerden hesaba çekileceğimizi unutmamamız gereklidir. Hayırlı haftalar diliyorum.
 


 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.