SON DAKİKA
Hava Durumu

Algı ve olgu

Yazının Giriş Tarihi: 27.03.2024 09:34
Yazının Güncellenme Tarihi: 27.03.2024 09:34

Sözün sadakası koşullar ne olursa olsun doğru ve hikmetli konuşmaktır.

Zira alemlerin rabbi olan Hüda-yı müteal kitabı kerimin İbrahim suresi 24, 25, 26 ve 27 ayetlerinde şöyle buyurur: ”Güzel söz güzel bir ağaç gibidir, kökü toprağa sabitlenmiş dalları semaya doğru yükselmiştir. (Kelime sözcüğü, geniş anlamı ile düşünsel, kavramsal ifade, fikir, maziye/önerme anlamına gelmektedir. Buna bağlı olarak, “güzel-doğru bir söz” ifadesi, mahiyeti itibari ile doğru olan ve ahlaki anlamda iyi ve güzel olana çağırdığı için sonuna kadar yararlı ve kalıcı olan teklif, fikir ya da öğreti anlamındadır). Rabbinin izni ile her mevsim meyvesini verip durur.

Allah insanlara (işte böyle) misaller veriyor ki, değişmeyen gerçeği düşünüp kendilerine ders çıkarsınlar.

Kötü söz de kötü bir ağaca benzer, kökü toprakla ilişkisi kopmuş yani tersyüz olmuş, dalları ise kurumuştur.

Allah, imana erişenlerin durumunu sapasağlam bir sözle, hem dünya hayatında ve hem de ahirette sağlamlaştırır.

Haksızlık yapanları ise, Allah sapıklık içinde bırakır; zira Allah dilediğini yapar”

Ne çok konuşan bir toplum olduk! Her konuda ahkam keser olduk, bilmediğimiz, uzmanı olmadığımız konu yok adeta. Oysa rabbimiz "Hakkında yakinen bilgi sahibi olmadığın konuların ardına düşme. Zira gözünüzün, kulağınızın ve kalbinizin gördüğü, işittiği ve hissettiği şeylerden dolayı sorumluluk doğar" ikazında bulunur.

Yine rabbimiz "Güzel bir söz peşinde eziyet ve minnet gelen sadakadan daha hayırlıdır" der.

Hüda-yı mutlak "Müminler her söze kulak verirler lakin sözün en güzeline ve hikmetlisine tabi olurlar. "Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.); ”Ya doğruyu söyle ya da sus.”

Merhum Şehid Seyyid Kutub; Kalem tutan eller, yazı yazan yazarlar ve hitap eden hatipler; çok şeyler yazabilir, söyleyebilir ve konuşabilir, ancak söyledikleri ve konuştukları şeylerin uğruna canlarını feda edebilirlerse anlamlı olur der.

Salt laflaşmak, yazmak ve kitleleri efsunlayıcı konuşmalar yapmak bir şey ifade etmez.
Kitleleri hamasetle, arabeskvari damardan girerek büyülemek kolaydır.

Ne zaman kitleler o efsunlayıcı konuşmanın etkisinden kurtulur ve gerçekle buluşursa, işte o zaman her şey değişiverecektir.

Artık kitleler güdülen bir sürü olmaktan çıkmış, sorgulayıcı ve hesap sorucu moduna geçmiştir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.