Tarih boyunca emeği ile geçinenlerin yanı sıra işverenlerde olmuş. Fakat bu farklı iki grubun ilişkilerini düzenleyen kurallar sürekli işveren lehine sonuçlar doğurmuştur. Her zaman güçlünün hakları gözetilir olmuştur. Maraba muamelesine tabi tutulan emekçiler hep sömürünün acımasız dişlileri arasında can çekişmesine seyirci kalınmıştır. Yeryüzünde kurulmuş gerek oligarşi gerek otokratik ve gerekse demokratik bütün sistemler işçilerin omuzlarına ağır yükler bindirmiştir. İlk defa Medine’de kurulan İslam medeniyeti işçiyi hak ettiği statüye kavuşturmuştur. Peygamberimiz “işçinin alnının teri korumadan hakkını (ücretini)veriniz" diyerek insanlık tarihinde işçiler lehinde devrimler ötesinde bir çığır açmıştır.
Günümüzde kurulu bütün sistemler hep işçiyi emek açısından sömürmüş ve tercihini mütemadiyen kapitalist patrondan yana yapmıştır. Eğer emekçiler hak ettiği hakkını almak hususunda sömürü düzeninin pis kirletici ve onurları yok edici dişlileri arasından ezilmekten kurtulmak istiyorlarsa sömürünün her türlüsüne karşı güç birliğine girmek zorundadırlar. 1 Mayıs Emek ve dayanışma günü dolayısıyla tüm emekçi ve kamu çalışanlarının bayramını yürekten kutluyorum…