Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey bir iftar programında önemli konulara açıklık getirdi.
"Bursa’mız için yeni bir hikâyenin vakti geldi. İnsanca, doğayla uyumlu, tarım, sanayi ve turizm dengesini korumuş yüzleri gülen ve yaşadığı kenti seven insanların olduğu, dünya ile bütünleşmiş Bursa bizim hayalimiz. Bursa olarak her türlü gücümüz, deneyimimiz ve kaynağımız mevcut. Yeter ki birbirimize inanalım, güvenelim, bir ve birlik olalım, konuşalım ve geleceğe hep birlikte umutla bakalım. Burada da görev kentimizin tüm paydaşlarına yani iş insanlarımıza, çalışanlarımıza, yerel yöneticilerimize, meclisteki temsilcilerimize, basınımıza kısacası tüm Bursalılara düşüyor. Artık nasıl bir hikâye yazacağımıza sağlayacağımız mutabakat ile hep beraber karar vermeliyiz."

Devam etti önemli açıklamalarına Başkan Bozbey…
“Sermaye ve mühendislik altyapısının olduğu bu şehir 25-30 milyar dolara çıkan ihracatı yakalayabilir. Hem havası korunur hem de yüksek katma değerli ürünler üretilir. Türkiye ve dünyaya örnek bir kent olur. Sürdürülebilir ve yeniden yeşil Bursa. Ekonomisi sağlam, sanayisi rekabetçi, teknolojide öncü bir Bursa. Yeşil çevre ve sanayi rakip değildir. Mevcut sanayimizi korurken, yenilikçi, çevreyle barışık üretim modellerinin olabileceğine inanıyoruz.”
Ve sıra Bursalılar için en önemli diye nitelendireceğimiz konudaydı…
“Bursa'da 628 bin binanın, 122 bini riskli. 7 büyüklüğündeki bir depremde 28 bin bina yıkılabilir"
Amaç ve hedef her zaman olduğu gibi mükemmel.
İşte bu hedefleri acil olarak eyleme geçirmeli ve Bursa’da yeni, güzel ve hatta efsane yaşam oluşturulmalı.
Hepimizin bildiği neredeyse en küçük sarsıntıda dahi yüreğimizin ağzımıza geldiği çürük binaların yıkılma riski.
Bir sözü biliyoruz…
Deprem değil, çürük binalar öldürür.
Ne diyor Başkan Bozbey?
“Bursa'da 628 bin binanın, 122 bini riskli. 7 büyüklüğündeki bir depremde 28 bin bina yıkılabilir"
Bursa’da deprem bekleniyor mu?
Jeoloji mühendisleri açıklıyor.
“Her an 7 şiddetinde Marmara depremi olabilir.”
122 bin bina riskli ve Başkan iyi niyetle 28 bin bina diyor.
Yüce Allahımız korusun bir evde 3 kişi yaşadığını ve deprem anında evlerinde olduğunu düşünün en az 84 bin kişi etkilenecek.
Bu rakam en az zarar görecek insanımız.
Aslında Bursa’daki yetkililerin önemli görevi çok hızlı olarak kentsel dönüşümü yapmak olmalı.

Dünkü yazımda TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız’ın açıklaması vardı…
“En büyük hedeflerimizden olan ‘İnsan odaklı afete dirençli kentler’ gayemiz doğrultusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yerel yönetimler ve kamu kurumlarının afetlere dirençli kentler oluşturmak üzere çalışmalarını yakından takip ediyoruz. Yapılan çalışmalar ve iyi niyetin farkındayız ancak bütünleşik bir şekilde oluşturamadığımız, tüm toplumu kapsamayan ve multidisipliner etik çalışmadan yoksun olarak gerçekleştirilen çalışmalar maalesef amacına ulaşamamaktadır. Bu sebeple insan odaklı afete dirençli kentleri oluşturabilmek için tüm yetkilileri bir olmaya, kamuoyu oluşturmaya ve nihayetinde ivedilikle eylemliliğe geçmeye davet ediyoruz. Bursa Teknik Üniversitesi ile yapmış olduğumuz görüşmeler neticesinde geniş kapsamlı bir protokol gerçekleştirerek deprem risklerini azaltma ve sürdürülebilir kentleşme konularında çalışmalar yürüteceğiz. Tüm üyelerimiz bu çalışmaların bir parçası olacaktır.”
İşte bu açıklama ve Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in sözleri.
Yeni bir hikâye yazılmalı Bursa ve bu şehirde yaşayan mükemmel insanlar için.
Zamanımız var mı?
Bunu en iyi Mehmet Yıldız ve meslektaşları biliyor.
Bursa’da görev yapan kişilerin bırakın bir günü; boşa harcayacak bir dakikası dahi yok.
Yazın hikayenizi alkışlayalım sizleri.