SON DAKİKA
Hava Durumu

Yıllardır yazıyor, anlatıyoruz…

Yazının Giriş Tarihi: 16.11.2025 11:05
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.11.2025 11:07

Önemli olan vicdanlı olabilmektir.

Yıllardır yazar, anlatırız…

Bu ülke de herkes görevini layıkıyla yapmalı.

Bakın ortak açıklama yaptı TMMOB, DİSK, KESK ve Bursa Tabip Odası ve açıklamayı okuyan da DİSK Güney Marmara Bölge Temsilcisi Birleşik Metal-İş Bursa Şube Başkanı Gökhan Aydın’dı…

“9 Kasım’da Kocaeli Dilovası’nda bir parfüm deposunda çıkan yangında çok sayıda işçi yaşamını yitirdi. Bu olay, ne yazık ki ülkemizde iş cinayetlerinin sürekliliğini bir kez daha gözler önüne sermiştir. Bu yangında yitirdiğimiz emekçiler; yetersiz denetim, mevzuata aykırı çalışma koşulları, alınmayan önlemler ve kâr hırsı uğruna hiçe sayılan insan hayatının kurbanıdır. Bu bir “kaza” değildir. Bu, ihmalin, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun adıdır. Bugün, Dilovası’ndaki yangının ardından bir kez daha soruyoruz: Kaç işçinin daha canı yanacak? Kaç çocuğun, kadının, gencin emeği ölümle sonuçlanacak? Kaç kez “ihmal var mıydı?” diye sormak zorunda kalacağız? Bu sorular yeni değildir. 11 Kasım 2025’te Diyarbakır’ın Kulp ilçesinde Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) ve Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından yapımı süren köprü iskelesinin çökmesi sonucu 4 işçi yaşamını yitirdi. Bu ülkede yıllardır aynı senaryoyu, farklı sahnelerde tekrar tekrar izliyoruz. 24 Aralık 2024’te Balıkesir’in Karesi ilçesindeki mühimmat üretim fabrikasında meydana gelen patlamada 11 işçi, 8’i kadın, yaşamını yitirdi. 30 Eylül 2013’te Sakarya Pamukova’da, tarım işçilerini taşıyan kamyonetin kaza yapması sonucu çoğu kadın 7 işçi hayatını kaybetti. 29 Aralık 2005’te Bursa Nilüfer’deki Özay Tekstil fabrikasında çıkan yangında bir hamile beş kadın işçi yaşamını yitirdi. Bu örnekler birbirinden bağımsız değildir. Hepsi aynı sistemin sonucudur. Denetimsizliğin, kuralsızlığın, ucuz emeğin ve güvencesiz çalıştırmanın sonuçlarıdır. Biliyoruz ki, bu ülkede işçi sağlığı ve iş güvenliği kâğıt üzerinde kalmakta, denetim mekanizmaları göstermelik yürütülmekte, cezalar ise caydırıcılıktan uzaktır. KESK, DİSK, TMMOB ve TTB olarak açıkça ifade ediyoruz… İşyerlerinde yaşanan her ölüm kader değil, açıkça bir suçtur. Alınmayan her önlem, denetlenmeyen her işletme, görmezden gelinen her uyarı cinayete ortak olmaktır. İşçi sağlığı ve iş güvenliği alanında etkin, bağımsız ve kamusal denetim derhal hayata geçirilmelidir. Sigortasız, güvencesiz ve kayıt dışı çalıştırma tümüyle son bulmalıdır. Ve biliyoruz ki, iş cinayetleri kader değil, ihmaldir.”

Hiçbir siyasiyi suçlamıyorum.

Vicdanı olan her yetkili gerekeni yapar.

Kontrol, denetim, önlem ve ceza her kurumda her şirkette uygulanmalı.

Bugün; yaşadığımız Bursa’da binalarının yüzde 60’ı kaçak.

Ve Bursa birinci derece deprem kuşağı içinde.

Peki bu binaların imar ruhsatları olmamasına karşın; devletin suyunu ve devletin kontrolünde olmasına karşın özel şirketlerin işlettiği elektriği, doğalgazı nasıl kullanabiliyor?

Devletime vatandaş olarak emlak vergisi ödeyen benim gibilerin suçu devletine bağlı olmak mı?

Kaçak binalar gizli mi yapılıyor?

Hayır.

Üç maymun oynanıyor.

Ne kontrol ne denetim ne de yapılırken önlem alınıyor.

Gözler göre göre yumuluyor.

Sonra…

Gözler göre göre gelen kazaların ardından baş sağlığı ve geçmiş olsun mesajları.

Ne acı ki bir kez daha yazmak durumunda kaldık.

Hepimiz görevimizi gerektiği gibi yaparsak; işte böyle ne açıklama duyar, okuruz; ne de biz gazeteciler yazarız.

Dileğim bunun olması.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.