SON DAKİKA
Hava Durumu

Zorundayız…

Yazının Giriş Tarihi: 31.03.2024 12:47
Yazının Güncellenme Tarihi: 31.03.2024 12:51

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde 'Deprem ve Dirençli Kentler' isimli konferans düzenledi.

Konferansta konuştu Bilim Akademisi Üyesi Prof. Dr. Naci Görür…

“Depremler, bu coğrafyada devam edecektir. Topraklarımızın yüzde 90'ına yakını canlı faylarla kesilmiş vaziyette. Bu fayların her birinin kendine özgü karakterleri var. Faylar deprem ürettiği zaman kendi güçleri ile ve o bölgenin karakteristiğiyle etki eder. Üstündeki yapılar eğer uyumluysa; onu belli ölçüde tolere eder, yıkmaz. Ama eğer yanlış, ters şeyler yapılmışsa; gözünün yaşına bakmadan yıkar. Yapacağımız her yapıyı, yolu, tüneli, barajı, tüm mühendislik yapılarını yer altının dinamikleri ile uygun, barışık yapmak zorundayız. Deprem dirençli kent, deprem geldiği zaman depremi minimum hasarla atlatan kent demektir. Her büyük depremde kentlerde birtakım hasarlar görülür ama bu hasarların afet boyutuna çıkması; bizim hatamızdır, yaptığımız yanlıştır. Bu da bizim açımızdan utanılacak bir şeydir. Bir deprem sonucu 10 binleri, 50 binleri toprağa veren bir ülkeye bakışlar hoş değildir. Bundan utanıyorum. Bir ülke büyük bir depremde bu kadar insanı, bir gecede toprağa gömüyorsa; o ülke kokuşmuş bir ülkedir. Deprem dirençli yerler, bugünkü bilimle, teknoloji ile yapılabilir. Bunu yapabilecek her şeyimiz var. Olmayan, siyasetin iradesidir, halkın gözetim ve denetim görevidir. Eğer insanlarımız talep etmezse, siyaseti zorlamazsa siyasetçi bu işe girmez. Biz de her depremde binlerce insanımızı toprağa veririz. Tüm siyasiler; kentsel dönüşüm adı altında yapı stokunu halledersek, depreme hazırlarız sanıyorlar. Kentsel dönüşüm sanki yapı stoku ile hal olurmuş gibi sanıyorlar. Sadece yapı stokuna yönelirsen; deprem problemini gelecek nesillere ihraç etmiş olursunuz. Bunun için bütün kentin bileşenlerini deprem dirençli yapmak lazım; sadece bina ile olmaz.”

Yıllardır gelen hatalar ve eleştirmeyen, sorgulamayan yurttaşlar sonucu bu haldeyiz.

Oysa yaşadığımız topraklar deprem bölgesi ve yıllardır depremle iç içeyiz.

Bugün sandığa gidiyor ve muhtar, belediye başkan ve meclis üyelerimizi belirleyeceğiz.

Zaman yitirmeden seçtiğimiz başkanlardan depreme dayanıklı binalar yapmalarını istemek zorundayız.

Biz basın sorumluları da yazmak, konuşmak ve depremi gündemde tutmak zorundayız.

Altını çiziyorum…

İstemeliyiz yazmıyorum…

Zorundayız.

Acı çekmeyen, sıkıntı yaşamayan ve “ya bu gece deprem olursa” demeyen bireyler olarak bu günümüze, yarınımıza umutla bakmak zorundayız.

Bunun için de belediye başkanlarından öncelikle bunu istemeliyiz.

Çünkü bu bizler için olmazsa olmazdır.

Eğer evlerimizde korkmadan oturmak, yaşamak istiyorsak hepimiz için zorunluluktur.

Ve şunu hiç unutmayalım…

Deprem öldürmez, çürük binalar yaşamlarımızı yitirmemize neden olur.

Ve…

Başta Bursa ve ilçeleri olmak üzere ülkemizin birçok toprağı deprem riski altında.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.