SON DAKİKA
Hava Durumu

Bir e-postanın 200 TL’lik hikâyesi

Yazının Giriş Tarihi: 16.06.2026 09:23
Yazının Güncellenme Tarihi: 16.06.2026 09:24

Geçtiğimiz Pazartesi günü 8 Haziran saat 10.46’da pasaport işlemlerim için biyometrik fotoğraf çektirmeye gittim. Hepimizin zaman zaman yaptığı sıradan bir işlem...

Dört adet fotoğraf çekildi, baskıları hazırlandı ve ödenen ücret tam 550 TL.

Bugünün ekonomik şartlarında bu hizmet için düşük bir bedel olmadığı ortada. Ancak asıl şaşkınlığı fotoğraf ücretinde değil, sonrasında yaşadım.

Her zamanki gibi fotoğrafın dijital kopyasını da e-posta yoluyla göndermelerini rica ettim.

Karşılığında aldığım cevap şu oldu:

Dijital gönderim için ayrıca 200 TL ödemeniz gerekiyor.’

İlk anda yanlış duyduğumu düşündüm.

Çünkü ortada yeniden çekilecek bir fotoğraf yoktu. Baskı maliyeti yoktu. Kullanılacak ek bir malzeme yoktu. Fotoğraf zaten bilgisayarda hazırdı. Yapılacak tek işlem, birkaç saniye içerisinde fotoğrafı bir e-postaya ekleyip göndermekten ibaretti.

Elbette her işletmenin sunduğu hizmet için ücret talep etme hakkı vardır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Ancak burada sorgulanması gereken konu ücretin varlığı değil.

Bir dosyanın dijital ortamda paylaşılmasının maliyetinin sıfır olduğu bir çağda yaşıyoruz. Teknolojinin amacı işleri kolaylaştırmak, vatandaşın zamanını ve emeğini korumaktır. Ancak bazı durumlarda teknoloji kolaylık üretmek yerine yeni ücret kalemleri üretmenin aracı hâline geliyor.

Aslında mesele 200 lira değildir.

Mesele, giderek yaygınlaşan kolaydan ve hak edilmeyen bir kazanç elde etmektir.

Müşteri memnuniyetinden çok, her işlemi ayrı bir gelir kapısı olarak görme anlayışı...

Bir zamanlar esnaflık denildiğinde akla güven gelirdi. Sadakat gelirdi. Müşterinin işini kolaylaştırmak gelirdi. Bugün ise bazı işletmelerde bunun yerini ‘Nereden ek ücret çıkarabiliriz?’ düşüncesinin aldığı hissediliyor.

Oysa ticaret sadece para kazanmak değildir.

Ticaret aynı zamanda güven kazanmaktır.

Bugün müşterisine küçük bir kolaylık sağlayan esnaf, yarın o müşteriyi yeniden dükkânında görür. Ancak müşterisini şaşkınlık ve hayal kırıklığıyla uğurlayan işletmeler, kısa vadede kazanç sağlasa da uzun vadede güven ve para kaybeder.

Benim aklımda kalan ne çekilen fotoğraf oldu ne de ödediğim 550 TL...

Aklımda kalan, bilgisayarda hazır duran bir fotoğrafın e-posta ile gönderilmesi için istenen 200 TL oldu.

Belki de üzerinde düşünmemiz gereken asıl konu budur.

Çünkü bazen bir e-postanın bedeli, yalnızca bir hizmetin fiyatını değil; değişen ticaret anlayışının da fotoğrafını çekmektedir.

Yazıyı kaleme almadan önce, gazetecilik meslek ilkelerinin gereği olarak konunun muhatabına da söz hakkı vermek istedim. Bu amaçla 9 Haziran 2026 tarihinde saat 14.24'te Bursa Fotoğrafçılar Esnaf Odası Başkanı Hasan Can'ı 0224 364 49 77 numaralı telefondan aradım. Telefona çıkan görevli, Başkan Can'ın toplantıda olduğunu ifade etti. Bunun üzerine telefon numaramı bırakarak tarafıma dönüş yapılmasını rica ettim.

Ancak aradan geçen süre içerisinde herhangi bir geri dönüş olmadı. Oysa merak ettiğim konu son derece basitti: Birkaç saniyelik bir e-posta gönderimi için talep edilen 200 liralık ücretin gerekçesi neydi?

Ancak görüş alma çabam karşılıksız kalınca, kamuoyunun da bu soruya verilecek cevabı öğrenme imkânı ortadan kalktı. Gazetecilik bazen cevapları yazmak kadar, cevapsız bırakılan soruları da kayda geçirmektir.

Ahilik kültürü, alışverişi kazançtan öte bir insanlık ilişkisi olarak görür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.