TSYD üyesi olmanın gururunu her zaman göğsümde taşırım. Bu çatı altında, sporun birleştirici gücünü ve mesleki etiğini her şeyin üzerinde tutan bir ailemiz var.
TSYD Bursa Şube Başkanı Mehmet Ali Ekmekçi’nin hem futbol hem de basketbol sahalarındaki emeği, kentin spor hafızasına kazınacak türden.
Geçtiğimiz çarşamba günü TSYD Bursa Şubesi’nin ev sahipliğinde Bursaspor Başkanı Enes Çelik ile bursa spor medyası ile bir araya getirdi.
Bursaspor’un son iki yılda yaşadığı dönüşüm, sadece sportif bir başarı hikâyesi değil; aynı zamanda bir şehrin yeniden ayağa kalkışının da özeti…
Yeşil-beyazlı camianın artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan bir anlayışla hareket ettiğini gösteriyor.
Bursaspor, uzun yıllar Süper Lig’de Türk futbolunun en önemli markalarından biri oldu. Ancak yaşanan ekonomik krizler, yönetimsel sıkıntılar ve sportif başarısızlıklar, bu büyük camiayı adım adım alt liglere sürükledi. İşte tam da bu yüzden bugün yaşanan yükselişin anlamı çok büyük. Çünkü artık sadece bir takım değil, bir şehir yeniden umutlanıyor.
Başkan Enes Çelik’in açıklamalarında en dikkat çeken nokta, “İşimiz bitmedi” sözleri oldu. Bu cümle aslında Bursaspor’un yeni yol haritasını özetliyor. Şampiyonlukla yetinmeyen, hedefini doğrudan Süper Lig olarak belirleyen bir yönetim anlayışı var. Bu kararlılık, taraftara da güven veriyor.
Özellikle mali disiplin konusunda verilen mesajlar son derece önemli. Türk futbolunda birçok kulüp günü kurtarmak adına geleceğini ipotek altına alırken, Bursaspor yönetiminin “borç bırakmama” anlayışı dikkat çekiyor. Şeffaflık vurgusu ve mali genel kurulda her şeyin açık şekilde paylaşılacağının belirtilmesi, kurumsallaşma adına değerli bir adım.
Bir diğer önemli detay ise taraftarın yeniden takımı sahiplenmesi… Forma satışlarında kısa sürede ulaşılan rakamlar gösteriyor ki Bursaspor taraftarı artık sadece tribünde değil, kulübün ekonomik gücünde de önemli bir rol üstleniyor. Çünkü büyük kulüpler sadece sahada değil, şehirle kurduğu bağ sayesinde büyür.
Transfer çalışmalarında da plansız değil, geleceği düşünerek hareket edildiği görülüyor. “Süper Lig’de de devam edeceğimiz oyuncular” ifadesi, günübirlik transferlerden uzak durulacağını ortaya koyuyor. Bu da Bursaspor adına son yıllarda özlenen profesyonel bakış açısının yeniden oluştuğunu gösteriyor.
En anlamlı açıklamalardan biri ise ayrılacak futbolcularla ilgiliydi. “Bursaspor veda etmesini bilmeli” sözü, Türk futbolunda çok sık rastlamadığımız bir vefa örneği… Çünkü o futbolcular, gerçekten zor şartlarda mücadele etti. Kötü zeminlerde, baskılı atmosferlerde, umutsuz dönemlerde formayı taşıdılar. Başarı kadar vefanın da konuşulması, kulüp kültürü adına önemli.
Bursaspor Basketbol Takımı konusunda yapılan çağrı da ayrıca dikkat çekici. Bursa gibi büyük bir spor şehrinin basketbolda da güçlü bir yapı oluşturması gerektiği açık. Sporun farklı branşlarında ortak akılla hareket edilmesi, kentin marka değerine ciddi katkı sağlar.
Bugün Bursaspor’da sadece ‘Mayıs fırtınası’ değil, aynı zamanda yeniden doğuşun rüzgârı esiyor. Bu şehir, geçmişte nasıl Türkiye’ye örnek olduysa, doğru yönetim ve birliktelikle yeniden eski günlerine dönebilir.
Çünkü hepimiz biliyoruz ki; Bursaspor sadece bir spor kulübü değildir. Bursaspor bu kentin ortak heyecanı, silinmez hafızası ve her daim göğsümüzü kabartan ortak gururudur.
Şimdi, o gururu yeniden hak ettiği zirveye taşıma vaktidir.
