SON DAKİKA
Hava Durumu

Büyük Zaferin 109. Yıldönümü

Yazının Giriş Tarihi: 19.03.2024 11:54
Yazının Güncellenme Tarihi: 19.03.2024 11:54

Dün Çanakkale Zaferi’nin 109. yıldönümü ve aynı zamanda Şehitler Günü idi.

109 yıl önce yaşanan tarifsiz kahramanlıklar, yazılan nice destanlar ve geride kalan gerçek hikâyeleri unutmamak ve o ruhu her daim her yerde yaşatmayı bizlere hatırlatan gündür.

Türk ve dünya tarihinde önemli bir dönüm noktası olan 18 Mart Çanakkale Zaferi, vatan topraklarımızı savunmak ve korumak adına canlarını ortaya koymaktan çekinmeyen şehitlerimizi anma adına çok anlamlı bir gündür.

Elbette Çanakkale Zaferi'nin öncesi ve sonrasında nice mücadeleler var.

Geçmişte yaşanan acıları, zaferleri, her dönem yaşanan hainlikleri ve oynanan kirli oyunları hem de geçmiş tarihimizi unutmamak adına geleceğimize ışık tutması ve yeni nesillere aktarılması çok önemlidir.

Birlik, beraberlik ve dirliğimiz için daima geçmişimiz ile geleceğimiz arasındaki köprüleri kurmamız gerekiyor.

Çanakkale Savaşı ve Zaferi Türk ordusunun şanlı tarihi boyunca kazandığı destansı zaferlerden sadece bir tanesidir. Nice mücadelecimiz ve kahramanlıklarımız olmuştur.

Gerektiğinde şanlı Türk ordusu ve milleti aynı kararlığı gösterecektir.

Geçmişten günümüze hep mücadele olmuş ve günümüzden kıyamete kadar da olacaktır.

Mücadelelerin ismi değişir, adresi değişir, tekniği değişir, ülkesi değişir ama mücadele bitmez.

Tarih tekerrürden ibarettir.

Sadece yer, zaman, aktör ve oyuncular değişir.

Her vatandaşımız Çanakkale’yi ve şehitlikleri ziyaret etmeli, özellikle çocuklarını bu topraklara götürmeli.

Özelikle tarihimizi okumalıyız ve geçmişten ders çıkarmalıyız.

Okumalıyız ki cennet vatanımızın kıymetini daha çok anlamalıyız.

Her şehrin, şehidin ve gazinin destansı hikâyesi var.

Yokluk, zorluk, imkânsızlıklar içinde nasıl bir varlık göstermişler… Onlardan ibret ve örnek almamız gerektiğini hiç unutmayalım ve unutturmayalım.

O günkü ulaşım şartları ve imkânlar, silahlar, mermiler, kıyafetler ve özelikle beslenme konusu; özetle her şey kısıtlıydı.

Ancak kısıtlı olmayan tek şey vatan sevgisi,  iman ve cesaretleri idi… Koca yürekleri idi.

Yokluk için savaştılar, mücadele ettiler ama hiç ses etmediler ve pes etmediler.

Kiminin yüreği, kiminin cesareti, kiminin aklı ile zaferi kazanıldı.

Çanakkale Savaşları'nda en çok şehit veren il Bursa'dır; 4 bin 92 şehit vermişiz.

Şehit veren yerler sadece Anadolu illeri değildi. Osmanlı Devleti'nin terk ettiği topraklardan da katılım oldu.

Arnavutluk, Afganistan, Kosova, Yunanistan, Bulgaristan, Suriye, Filistin, Lübnan, Tunus, Libya, Irak ve Yemen'deki Müslümanlar bizleri yalnız bırakmadılar.

Kosova ziyaretimizde Çanakkale zaferi için en çok şehit veren bir köyüne gittik ve ziyaret ettik. Onların hikâyesini dinledik.

Onlarla nasıl bir gönül köprümüzün olduğunu unutmamız mümkün değil.

Balkanlar atalarımızdan yadigârdır.

Evladı-Fatiha’ndır onlar. Onları da asla unutmamamız gerekiyor.

Çanakkale’de ecdadımız ve birçok ülkeden binlerce şehit ve gazilerimiz vardı. Bunların yanında kahraman yaşlı ve genç kadınlarımız, dedeler ve öğrenciler de vardı.

Kosovalı merhum şair Mehmet Akif Ersoy’un Çanakkale için yazdığı şiir her şeyi anlatıyor bize.

Anlamak isteyene, ders çıkarmak ve ibret almak isteyene…

Bu yüce vatanın tapusu için çok bedeller ödendi. Çok canlar feda edildi. Kan ve gözyaşı ile alınmış mukaddes bir tapudur.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk;  “Bugünümüzü kurtaran, maziye kahramanlığını ve büyüklüğünü iade eden, bu toprakları bize ebedi vatan yapan zaferin adıdır Çanakkale” der…

Yedi düvele meydan okuyan ruh.

Yağmur gibi yağan mermilerin altında bağımsızlık için Çanakkale geçilmez manşetini attılar.

Bu toprakları bize emanet eden tüm şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi rahmetle, minnetle ve dua ile anıyoruz.

Bu topraklar için bu topraklara düşen tüm şehitlerimizin ruhları şad olsun.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.