Değerli okurlarım;
Son on yılda küresel üretim haritası sessiz ama köklü bir dönüşüm geçiriyor.
Çin’in maliyet avantajını kısmen yitirmesi, Avrupa’nın yüksek enerji ve işçilik maliyetleriyle rekabet gücünü zayıflatması, çok uluslu şirketleri yeni üretim üsleri aramaya zorladı.
Bu arayışın en dikkat çeken duraklarından biri ise Mısır oldu.
Bu tabloyu yalnızca raporlar, istatistikler ya da yabancı analizlerle okumuyorum.
Yaklaşık 17 yıl önce Bursa’dan Mısır’a giden Bursalı bir sanayici arkadaşımın hikâyesi, bugün yaşanan dönüşümü en yalın hâliyle anlatıyor.
O günlerde “neden Mısır?” diye soran çoktu.
Bugün ise aynı soruyu tersinden soruyoruz “Biz neden kaçırdık?”
Sessiz Bir Başarı Hikâyesi
Bursalı dostum, tekstil sektöründe üretim yapan bir sanayiciydi.
Türkiye’de edindiği üretim kültürünü, Mısır’da doğru maliyet, doğru ölçek ve doğru pazarla buluşturdu.
Bugün 1000’e yakın çalışanı ile Mısır’da üretim yapıyor; başta Türkiye olmak üzere, Avrupa ve dünyanın sayılı markalarına yüksek standartlarda üretim gerçekleştiriyor.
Ne sihir var bu hikâyede, ne de olağanüstü bir teşvik mucizesi.
Sadece şunlar var; öngörülebilir maliyetler, hızlı işleyen bürokrasi, erişilebilir enerji ve sanayiciyi rakip değil, paydaş gören bir devlet aklı.
İşte Mısır’ı cazip kılan büyük resim tam da burada başlıyor.
Mısır Neden Tercih Ediliyor?
Mısır, coğrafi ve ekonomik avantajlarını aynı potada eriterek küresel sermaye için güçlü bir üretim merkezi hâline geldi.
1.Stratejik Coğrafya
Avrupa, Afrika ve Orta Doğu’nun kesişim noktasında. Süveyş Kanalı sayesinde dünya ticaretinin kalbinde. Avrupa pazarına birkaç gün içinde erişim, Çin’e kıyasla ciddi lojistik avantaj sağlıyor.
2. Düşük İşçilik Maliyetleri
Asgari ücret ve toplam işgücü maliyetleri, Türkiye ve Doğu Avrupa’ya göre oldukça düşük. Emek yoğun sektörler için bu fark, kârlılıkla hayatta kalmak arasındaki çizgiyi belirliyor.
3. Genç ve Kalabalık Nüfus
100 milyonu aşan nüfusun büyük bölümü genç. Sanayiye yönlendirilebilir, öğrenmeye açık ve sürdürülebilir bir işgücü havuzu var.
4. Serbest Ticaret Anlaşmaları
AB, Afrika ülkeleri, Körfez ve ABD ile geniş ticaret ağları mevcut. QIZ bölgeleri sayesinde ABD’ye gümrüksüz ihracat yapılabiliyor.
5. Devlet Destekli Sanayileşme
Arazi tahsisi, vergi muafiyetleri, enerji sübvansiyonları ve hızlı izin süreçleri… Devlet, sanayicinin önünde değil; yanında duruyor.
Hangi Sektörler Mısır’ı Tercih Ediyor?
Bu yükseliş tesadüf değil; sektör bazlı bir yönelim söz konusu
Tekstil ve Hazır Giyim
Çin’e alternatif en güçlü merkezlerden biri.
Otomotiv Yan Sanayi
Kablolama, plastik ve orta teknoloji parçalar.
Beyaz Eşya ve Elektrikli Ürünler
Montaj ve yarı mamul üretimi.
Kimya ve Plastik
Petrokimya altyapısıyla hızla büyüyor.
Gıda ve Tarım Sanayi
Afrika pazarına açılan doğal bir üs.
Bursalı sanayici dostumun tekstilde yakaladığı başarı, bu genel tablonun birebir yansıması.
Türkiye Açısından Risk mi, Fırsat mı?
Mısır’ın yükselişi Türkiye için sadece bir rakip değil, yüksek sesli bir uyarıdır.
Bugün birçok Türk sanayicisi üretimin bir bölümünü Mısır’a kaydırıyorsa; bunun nedeni vizyonsuzluk değil, zorunluluktur.
Artan enerji maliyetleri
Yüksek işçilik ve SGK yükleri
Finansmana erişimde zorluk
Öngörülebilirlik sorunu
Yavaş ve karmaşık bürokrasi
Buna rağmen Türkiye’nin hâlâ çok güçlü avantajları var
Nitelikli işgücü
Gelişmiş yan sanayi
Köklü üretim kültürü
Esnek üretim kabiliyeti
Tasarım ve marka gücü
Sorun, bu avantajların maliyet baskısı altında etkisizleşmesidir.
Türkiye Ne Yapmalı?
Mısır modeli birebir kopyalanamaz; ama aklı ve öncelikleri örnek alınabilir. Sektörel üretim üsleri kurulmalı İhracatçıya kalıcı enerji ve SGK teşvikleri sağlanmalı
Tek durak ofis sistemi kâğıtta değil, sahada işlemeli
Düşük maliyet yarışından çıkılıp, yüksek katma değere odaklanılmalı
Sonuç Üretim Kaçmıyor, Şekil Değiştiriyor
Üretim dünyadan kaçmıyor; yer değiştiriyor, yeniden konumlanıyor. Mısır bu dönüşümün kazananlarından biri oldu.
Türkiye ise hâlâ oyunun içinde; ama kuralları yeniden yazmak zorunda. Aksi hâlde üretim yapan değil, üretileni tüketen bir ülke olma riski kapıda.
17 yıl önce Bursa’dan Mısır’a giden bir sanayicinin bugün yazdığı başarı hikâyesi, aslında bize şunu söylüyor
Bugün Mısır’a bakarken, yarının Türkiye’sini tartışıyoruz.