Kıymetli Okurlarım,
Bu köşede çoğunlukla dünya ve Türkiye ekonomisinin seyrini, mali mevzuatın değişen yönlerini ve iş dünyasının gündemini değerlendiriyorum. Ancak bazı konular vardır ki, yalnızca ekonomik verilerle ölçülemez; topluma bıraktığı iz, nesiller boyu sürecek bir anlam taşır.
Bugün biraz da rakamların dışına çıkıp, Bursa’dan Balkanlar’a uzanan gönül köprülerinden, Rumeli camiasının dayanışma ruhundan ve bu alanda emek veren Şuayip Toprak ile İbrahim Toprak’tan söz etmek istiyorum.
Rumeli dernekleri, sadece kültürel buluşmalar düzenleyen yapılar değildir. Bu kuruluşlar; geçmişten gelen ortak mirası yaşatan, Balkanlardan Anadolu’ya taşınan hatıraları canlı tutan ve yeni nesillere kimlik bilinci kazandıran önemli yapılardır. Özellikle Bursa gibi Balkan göçmenlerinin yoğun yaşadığı şehirlerde bu faaliyetler çok daha büyük anlam taşır.
Bu çalışmaların içinde yıllardır sessiz ama etkili biçimde yer alan isimlerden biri Şuayip Toprak’tır. Kendisi yalnızca dernek faaliyetlerinde görev alan biri değil; aynı zamanda insanları bir araya getirmeyi, gönül bağlarını güçlendirmeyi kendisine görev edinmiş bir isim olarak öne çıkmaktadır. Balkan coğrafyasında düzenlenen sosyal etkinliklerde, yardım organizasyonlarında ve kültürel buluşmalarda aktif rol alarak birçok çalışmanın görünmeyen ama güçlü destekçilerinden biri olmuştur.
İbrahim Toprak ise özellikle gençlerle kurduğu iletişim ve sosyal projelerdeki katkılarıyla dikkat çekmektedir. Rumeli kültürünün yalnızca geçmişe ait bir hatıra olarak kalmaması, yeni nesiller tarafından da yaşatılması için önemli gayretler göstermektedir. Eğitim destekleri, kardeş okul çalışmaları ve kültürel programlarda üstlendiği sorumluluklar, bu çabanın en somut örneklerindendir.
Toprak ailesini farklı kılan ise sadece belirli etkinliklere katılmaları değil; Rumeli camiasının birçok ortak çalışmasında samimiyetle yer almalarıdır. Yeri geldiğinde bir yardım organizasyonunda ihtiyaç sahiplerine destek olmakta, yeri geldiğinde Balkanlardan Türkiye’ye göç etmiş ailelerin izini sürerek yıllar sonra akrabaları yeniden bir araya getiren çalışmalara katkı sunmaktadırlar.
Bugün birçok kişi geçmişini sadece soyadıyla bilir; ancak dedesinin doğduğu köyü, ailesinin göç ettiği kasabayı ya da Balkanlarda kalan akrabalarını tanımaz. İşte bu noktada yapılan çalışmalar, yalnızca kültürel bir faaliyet değil; aynı zamanda aidiyet duygusunu yeniden canlandıran önemli bir sosyal görevdir. Şuayip Toprak ve İbrahim Toprak’ın içinde yer aldığı organizasyonlar sayesinde pek çok aile, yıllar sonra kendi kökleriyle yeniden buluşmaktadır.

Özellikle Balkanlar’da gerçekleştirilen sünnet şölenleri, yardım kampanyaları, kültür geceleri ve ortak buluşmalar; yüzlerce insanın aynı değerler etrafında birleşmesini sağlıyor. Bu organizasyonların başarıya ulaşmasında, sahada emek veren ve gönüllü olarak çalışan
insanların katkısı çok büyük. Toprak ailesi de bu isimler arasında dikkat çeken, saygı duyulan bir yere sahip.
Elbette Rumeli ve Balkan camiasında emek veren çok sayıda kıymetli dernek yöneticisi, gönüllü ve hayırsever insan bulunmaktadır. Her biri ayrı ayrı takdiri hak etmektedir. Ancak bazı isimler vardır ki, yaptıklarıyla sadece etkinlik düzenlemez; insanları birbirine yaklaştırır, geçmişle geleceği buluşturur.

Şuayip Toprak ve İbrahim Toprak da tam olarak böyle bir anlayışın temsilcileridir. Gösterişten uzak, sessiz ama etkili hizmetleriyle hem Bursa’da hem de Balkanlar’da gönüllerde yer edinmişlerdir.
Bugün ekonomiyi, enflasyonu, ticareti ve mevzuatı konuşmak elbette önemlidir. Fakat toplumları güçlü kılan sadece ekonomik büyüklükler değildir. Asıl güç; insanların birbirine sahip çıkması, kültürünü yaşatması ve geçmişine vefa göstermesidir.
Bir Rumeli evladı olarak, bu topraklardan Balkanlar’a uzanan gönül köprülerinde emeği bulunan herkese ve bu çalışmaların içinde önemli katkılar sunan Toprak ailesine gönülden teşekkür ediyorum.
Çünkü bazı insanlar yaşadıkları yere değil, köklerine de hizmet eder.
Ve bazı aileler vardır; bıraktıkları iz, yalnızca bugünde değil, gelecek nesillerin hafızasında da yaşamaya devam eder.
Zira biliyoruz ki; toprak vefa ister, insanlık ise gönül…
Toprak ailesi her ikisini de layığıyla yerine getiriyor.
Bir sonraki yazımızda, yeniden ekonominin ve mevzuatın güncel başlıklarında buluşmak dileğiyle...
