SON DAKİKA
Hava Durumu

Hekimlerin şirketleri kapaniyor mu?

Yazının Giriş Tarihi: 08.06.2026 13:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 08.06.2026 13:36

Sağlıkta Esnek Çalışma Modeli Korunmalı, Hekimlerin Kazanılmış Hakları Göz Ardı Edilmemelidir.
Türkiye'de sağlık sektöründe son yıllarda oluşan çalışma modeli, yalnızca hastanelerin değil, binlerce hekimin de ekonomik ve mesleki planlamasını şekillendirmiştir. Özellikle özel sağlık kuruluşlarında görev yapan çok sayıda hekim, kendi şirketlerini kurarak hizmet vermiş, vergisel ve ticari yükümlülüklerini yerine getirerek faaliyetlerini sürdürmüştür.
Ancak son dönemde Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeler ve EKİP sistemi üzerinden yürütülen uyum süreci kapsamında, hekimlerin zorunlu olarak 4/A sigortalı çalışma modeline geçirilmesi yönündeki uygulamalar sağlık camiasında ciddi endişelere neden olmaktadır.
Konu yalnızca SGK bildirgesi veya çalışma izinlerinin güncellenmesi değildir.
Konu; yıllardır devletin bilgisi ve denetimi altında faaliyet gösteren binlerce hekimin mesleki bağımsızlığının, ekonomik planlarının ve kazanılmış haklarının geleceğidir.

Hekimler Yasalara Güvenerek Şirket Kurdu
Bugün özel sağlık sektöründe faaliyet gösteren birçok hekim;
• Şahıs şirketi veya limited şirket kurmuştur.
• Vergi mükellefi olarak faaliyet göstermektedir.
• Muhasebe kayıtlarını düzenli tutmaktadır.
• Gelir vergisi, KDV ve diğer yükümlülüklerini yerine getirmektedir.
• Personel çalıştırmakta ve yatırım yapmaktadır.
Bu yapıların tamamı mevcut mevzuata uygun olarak oluşturulmuştur.
Dolayısıyla bugün ortaya çıkan sorun, kayıt dışı bir faaliyetin engellenmesi değil; devletin uzun yıllar boyunca kabul ettiği ve fiilen uyguladığı bir çalışma modelinin sona erdirilmesidir.

Hekimler İşçi Değildir

Hekimlik mesleği, birçok yönüyle klasik işçi-işveren ilişkisinden farklı özellikler taşımaktadır.
Bir uzman doktor;
• Mesleki bilgi ve sorumluluğunu kendi adına taşımaktadır.
• Tıbbi kararlarını bağımsız olarak vermektedir.
• Birden fazla sağlık kuruluşunda hizmet sunabilmektedir.
• Kendi organizasyonunu kurabilmektedir.
Bu nedenle hekimlerin tamamını tek tip çalışan statüsüne sokmaya çalışmak, sağlık sektörünün gerçekleriyle örtüşmemektedir.
Çifte Model Neden Devam Etmeli?
Çözüm, hekimleri tek bir çalışma biçimine zorlamak değildir.
Asıl çözüm; hem sosyal güvenlik sistemini koruyan hem de mesleki özgürlüğü yaşatan karma bir model oluşturmaktır.
Bir hekim;
• Dilerse 4/A kapsamında bordrolu çalışabilmeli,
• Dilerse şirketi üzerinden hizmet sunabilmeli,
• Gerekli şartları sağlıyorsa her iki modeli birlikte kullanabilmelidir.
Bugün birçok ülkede profesyonel meslek mensupları için bu esneklik bulunmaktadır.
Türkiye'nin de sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliği açısından bu esnekliği koruması gerekmektedir.

Ekonomik Sonuçlar Dikkate Alınmalı
Zorunlu dönüşüm yalnızca hekimleri etkilemeyecektir.
Özel hastaneler açısından;
• İşveren SGK maliyetleri artacak,
• Personel giderleri yükselecek,
• İş hukuku kaynaklı yükümlülükler genişleyecek,
• Sağlık hizmeti maliyetleri yükselebilecektir.
Bu durumun nihai etkisi sağlık sektörünün tamamına yayılabilir.
Artan maliyetler sağlık yatırımlarını yavaşlatabilir ve vatandaşların sağlık hizmetlerine erişimini dolaylı olarak etkileyebilir.

Kazanılmış Haklar Korunmalıdır

Hukukun temel ilkelerinden biri hukuki güvenlik ilkesidir.
Vatandaş, yürürlükteki mevzuata güvenerek yaptığı işlemler nedeniyle sonradan mağdur edilmemelidir.
Yıllardır şirket modeliyle faaliyet gösteren hekimlerin;
• Ticari yapıları,
• Vergisel düzenleri,
• Sözleşmeleri,
• Finansal yükümlülükleri
bir anda yok sayılmamalıdır.
Devletin görevi düzenleme yapmak olduğu kadar, vatandaşın kazanılmış haklarını korumaktır.

Sağlık Hizmetleri İçin Ortak Akıl Şart
Bu süreçte;
• Sağlık Bakanlığı,
• Haziye ve Maliye Bakanlığı,
• Sosyal Güvenlik Kurumu,
• Hekim örgütleri,
• Özel sağlık kuruluşları,
• Mali müşavirler ve hukukçular aynı masada buluşmalıdır.
Sorunların çözümü tek taraflı kararlarla değil, sektörün tüm paydaşlarının görüşleri alınarak sağlanmalıdır.
Sonuç
Hekimler sağlık sisteminin en önemli unsurudur.
Onların mesleki bağımsızlığını, ekonomik planlarını ve hukuki güvencelerini zedeleyen her uygulama, uzun vadede sağlık sisteminin tamamını etkileyebilir.
Amaç sosyal güvenliği güçlendirmek ise bunun yolu yasaklar değil, seçenekler sunmaktır.
Bordrolu çalışma modeli de devam etmeli, şirket üzerinden hizmet sunma modeli de korunmalıdır.
Hekimler nasıl çalışacaklarına kendileri karar vebilmeli; devlet ise bu modelleri denetleyerek kayıtlı ve sürdürülebilir bir sistemi güvence altına almalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey zorunluluk değil, özgür tercih hakkıdır.
Sağlık hizmetlerinin geleceği, hekimlerin tercihlerini daraltmakla değil, onları güçlendirmekle korunabilir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.