SON DAKİKA
Hava Durumu

Kuralsızlık Dünyayı Nereye Sürüklüyor?

Yazının Giriş Tarihi: 22.01.2026 10:32
Yazının Güncellenme Tarihi: 22.01.2026 10:33

Dünya ekonomisi, daha önce hiç deneyimlemediği kadar karanlık ve bir o kadar da kuralsız bir tünele girmiş durumda. Artık bildiğimiz o eski "serbest ticaret", "uluslararası hukuk" ya da "istikrar" kavramları, tozlu raflarda birer nostalji öğesine dönüştü. Bugün masada oturanlar strateji değil, adeta bir "küresel rulet" oynuyorlar. Ve ne yazık ki, çipler bizim geleceğimiz.

​Trump ve "Yeni Normal" Kuralsızlık​ Beyaz Saray’da ikinci dönemini süren Donald Trump’ın ekonomi politikaları artık sadece "korumacı" olarak nitelendirilemez.

Karşımızda, müttefiklerine bile gümrük vergisi tehditleri savuran, Grönland gibi jeopolitik hamlelerle Arktik bölgesini ticaret savaşlarının merkezine çeken tutarsız bir yönetim var.

2025’te başlayan "tarifeler savaşı", 2026 itibarıyla küresel büyümeyi yüzde 2,7 seviyelerine hapsederken, tedarik zincirlerini de felç etti. Kuralsızlık, "yeni kural" haline geldi.

Yatırımcı neye göre karar verecek?

Hangi sabah hangi tweet ile yeni bir ambargonun geleceğini kim bilebilir? Bu öngörülemezlik, dünya ekonomisini bir uçurumun kenarına değil, bizzat o uçurumdan aşağıya itiyor.​

Avrupa Eski Kıtanın "Dağılma" Sancısı​Atlantik’in öte yakasında, Avrupa ekonomisi tam bir varoluşsal kriz içinde.

Bir yandan Trump’ın "önce Amerika" diyen sert ticaret duvarları, diğer yandan kendi içindeki bürokratik hantallık...

Almanya, savunma ve altyapı yatırımlarıyla ayakta kalmaya çalışırken; Fransa ve İtalya borç batağında boğuluyor. Avrupa artık sadece bir pazar değil, jeopolitik bir sıkışmışlık alanı. Eğer Avrupa Birliği, bu korumacı dalgaya karşı ortak bir mali direnç oluşturamazsa, "dağılma" kelimesi artık sadece uç bir senaryo değil, kapıdaki gerçeklik olarak karşımıza çıkacak.​

Kaosun Gölgesinde Gelecek​Peki, her şey mi kötü?

IMF ve Dünya Bankası raporları, yapay zeka yatırımlarının bir nebze olsun verimlilik artışı sağladığını söylüyor. Ancak teknoloji, sosyal adaletsizliği ve dijital bölünmeyi derinleştirdikçe kaos daha da besleniyor.

Hindistan ve Çin gibi devler kendi içlerine kapanırken, küresel güney ile kuzey arasındaki uçurum hiç olmadığı kadar açıldı.​

Bugün dünya ekonomisi bir "denge" aramıyor; bir "hayatta kalma" mücadelesi veriyor. Kuralsızlığın hakim olduğu bir sistemde, en güçlü olanın değil, en hızlı uyum sağlayan ve en az borcu olanın ayakta kalacağı sert bir dönemeçteyiz.​

Dünya kaosa mı sürükleniyor? Hayır, biz zaten o kaosun merkezindeyiz.

Şimdi asıl soru şu

Bu yangından kimler sağ çıkacak?

YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Yükleniyor..
    logo
    En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.